Çerçeveye gerdirilmiş olan beyaz bir perdenin altında oynatılır. Figürler, perdeye gölgenin vurmasını sağlayan bir ışık kaynağının önünde tutularak oynatılır. Eskiden meşale, mum olan bu ışık kaynağın yerini bugün elektrik ampulleri almıştır.

     Bütün tasvirlerin taklidini "hayâli" denilen usta yapar. Şarkılarda ise çırak yardım eder. Beyaz perdeye ayna adı verilir. Orijinali 2 x 2,5 metredir. Bu boyut sonradan 110 x 80 cm'ye inmiştir.

     Tasvir denilen figürler 32 ila 40 cm boyundadır. Manda, deve, dana, sığır derisinden yapılır. Deve derisinden imal edilenler diğerlerine göre daha şeffaftır ve ışık ile renkleri daha iyi geçirebilme özelliğine sahiptir.

Karagöz'ün Bölümleri

  1. Mukaddime: Giriş anlamındadır. Oyun başlamadan önce "göstermelik" adı verilen limon ağacı, çiçek demedi vs. boş perdeden yansıtılır. Giriş başladığında bu göstermelik, düdük sesiyle yavaş bir biçimde perdeden kaldırılır. Sahnenin solundan Hacivat görünür. Hacivat, geleneksel semaî, ardından da evreni temsil eden aynanın felsefesini anlatan şarkısını söyler. Sonra Karagöz sahneye gelir.
  2. Muhavere: Bu bölümde Karagöz ve Hacivat arasında tekmeler ve atışmalar, konuşmalar yer alır. Bu karşılıklı konuşma bir kıssadan hisse ile son bulur.
  3. Fasıl: Esas oyunun yer aldığı bölümdür. Ana tema bu bölümde oynanır. Bütün figürler bu bölümde ortaya çıkar, rollerini oynar. Her oyunun konusu farklıdır.
  4. Bitiş: Bu bölüm, genellikle eğlencelerin ve kutlamaların yapıldığı, oyunun bitiş bölümüdür. Değişik satıcılar geçer, farklı dans figürleri yapılır ve oyun biterken Karagöz oyunun bittiğini seyircilere haber verir. Hacivat, Karagöz'e seslenir ve "yıktın perdeyi eyledin viran / varayım sahibine haber vereyim himan" der. Buradaki sahip, perde evreni temsil ettiğinden dolayı tabiî ki tanrıdır.

Karagöz'ün Özellikleri

     Karagöz, yuvarlak gözlü, gözleri büyük, gözbebeği iri ve karadır. Adı zaten bu özelliklerinden dolayı ileri gelmektedir. Başında büyük bir kavuk taşımaktadır. Saçları yoktur.

     Karagöz ve Hacivat arasındaki konuşmalarda Hacivat, bilgisini gösterimlerle dolu tekerlemelerle söylerken; Karagöz ise halkın diliyle, hazır cevaplılıkla ve yanlış anlamalarla dolu bir şekilde söyleyeceklerini sıralar. Bu tarz, onun halk arasında çok sevilmesini ve sayılmasını sağlamıştır.

     Karagöz, yalnızca kendisinin ve ailesinin çıkarlarını düşünmektedir. Ancak, tüccar olmadığında ve işsiz gezdiği zamanlarda ailesine gerektiği gibi bakamamaktadır. Dolayısıyla Hacivat'ın bilgisine her zaman ihtiyaç duymaktadır. Aslında Karagöz saf birisi olmasına rağmen her zaman Hacivat'ı kandırmayı ve onun üstesinden gelmeyi başarmaktadır.

Hacivat'ın Özellikleri

     Hacivat, dışa doğru kıvrık sakala sahip, düşünceli biridir. Her hareketini önceden planlar. Karagöz ise onun aksine fevridir. Hacivat'ın mantığı, hareketlerini sınırlar. Bu bakımdan Hacivat'ın hareketleri Karagöz'ün hareketlerine göre daha azdır. Hacivat, durumu ve şartları kabullenirken Karagöz ondan daha kaba ve hırçın bir tutum sergiler. Hacivat konuşkan, kolay inanan ve iyi tabiatlıdır. Konuşması ve bilgisi sebebiyle mahallede en sevilen kişidir. Genellikle başkalarına tavsiyede bulunur ve onlara yardımcı olur. Karagöz'ün onun gibi bir saygınlığı yoktur. Genellikle züppelerin hakaretlerine maruz kalır. Mahallenin sokaklarında kabadayılar tarafından dövülür.

     Karagöz oyunlarındaki kadınlar her yaştan olabilir. Ancak bu kadınlar kavgacı ve her zaman dedikoduya hazırdırlar.

Çelebi

     Sempatik biri olarak tasvir edilir. Figürler gibi, olaya alınmaz. Genellikle iyi bir aile kızına duyduğu aşk ile anlatılan züppe bir delikanlı olarak oyunda görülür. Genç, saygın, iyi giyimli, müsrif ve zarif biridir. Kadınların arkasından koşar ancak saftır. Eğitimlidir, İstanbul Türkçesi ile konuşur. Sevdiklerine diğer dillerden okuduğu şiirler ile seslenir. Avrupaî bir giyim tarzı vardır. Ayakkabıları cilalıdır. Baston kullanır. Hakim yakalı, uzun etekli bir ceket giyer.

Tiryaki

     Afyon bağımlısıdır. Tüm zamanını afyon içerek geçirir. Mahallenin kahvehanesinde yatıp kalkar. Piposu, yelpazesi ve iri kamburuyla hemen göze çarpar. Ciddi görünmeye çalışsa da ciddiyetten uzaktır. Hacivat gibi konuşsa da onun gibi olmayı başaramaz. Pireyi deve yapar. Taklitçiler arasında bu figür oldukça yaygındır.

Bebe Ruhi

     "R" sesini söyleyemeyen bir cücedir. İnsanlara aynı soruları tekrar tekrar sorarak onları usandırır. Altıkulaç ismiyle anılır. Yerinde duramayan, çenesi düşük, caka satan birisi olarak tanınır. Komşularının gösterdiği muhabbet yüzünden biraz şımarıktır. Karagöz, onu başında savmak için sık sık döver.

     Bazı meşhur Karagöz oyunlarının konuları

  • Ağlık
  • Kanlı Kovak
  • Karagöz'ün Şairliği
  • Kanlı Nigar
  • Salıncak
  • Yalova Sofası

Kaynak: İsa Sarı
Powered by OrdaSoft!