Tek oyuncunun oynadığı, seyirlik oyun çeşididir. Meddahlar, kendilerinin birer komedyen olmadıklarını, ibret verici sözler söyleyip olaylar anlattıklarını, söze başlarken söyledikleri beyitlerde zikrederler.

     İstanbul'un en tanınmış meddahlarından İsmet Efendi, hikâyeye başlamadan önce halka ibret verecek menkıbeler anlattığını ifade eder. Meddah, gösterisinde anlattığı bir vak'a ve hikâyeyi seyirciler önünde hareket ve taklitlerle canlandırır. Bu taklitler ses, şive, hareketler (el, yüz, gövde) sayesinde anlatılır.

     Elimizdeki mevcut resim ve tahlillere bakarak, bu tek aktörlü oyunun sahnesinin olmadığını görüyoruz. Meddah, genellikle erkek dinleyicilerin bulunduğu yerlerde (kahvehane) yüksek bir yere çıkar, makyajlı ve kıyafetli değildir. Sahne ve dekor yoktur. Aksesuar olarak omzunda bir mendil, elinde bir baston veya sopa, önünde de bir bardak su bulunur. Bütün hüner, meddahın hareket ve taklit kabiliyetinde, kendini dinletme gücünde toplanmıştır. Elindeki mendil, başını bağlayıp cinsiyet değiştirmede, ağzını örterek ses değiştirmede vs. kullanılır.

     Taklidin, dramatize ya da canlandırmanın önemli rol oynadığı meddahlık sanatı, uzun dönem boyunca İstanbul'da halk tiyatrosunun önemli bir kolunu teşkil etmiştir. Zamanla güldürü, alay ve taklit yönleriyle ortaya çıkan meddahlık hikâyelerinde en belirgin özellik gerçekçi olmalarıdır.

     Meddah hikâyelerinde entrikalar kuvvetlidir. Olay, beklenmedik sonuçlar doğurur. Çevre, şehrin semtleridir. Hikâyelerin kökeni çok eskidir. Genellikle kahve dolup seyirciler hazır olunca, meddah bir yere çıkar ve "hâk dostum hâk" diyerek söze başlar. Bir divân ya da bir tekerleme okur. Oyunu, üç kısımdan oluşur:

     Açıklama bölümleri, halk hikâyelerindeki döşemelere benzer. Burada kafiyeli ya da kafiyesiz, hikâyenin geçtiği dönem, kişiler, bu kişilerin sosyal ve ekonomik konumları sergilenir. Bazen padişaha da övgü vardır.

     Senaryo bölümünde maniler, atasözleri, deyimler ve olaylar dizisi mevcuttur. Bu bölümde etnik gruplara mensup olan kişiler kendi şiveleriyle konuşurlar. Meddahın kabiliyeti ve gösteri gücü burada kendini gösterir. Eski bir konuya yepyeni bir üslup giydirir. Taze bir ruh aşılar. Zaman ve zemine uygun yenilikler katar.

     Bitiş kısmında çoğunlukla bir kıssadan hisse vardır.

     Manisalı Derviş Kâmilî, İstanbullu Hamdi, Kız Ahmet, Aşkî Sururî, Küçük Ali, Meddah Tahsin, Gazanfer Özcan, Erol Günaydın ve Ahmet Gülhan önemli meddahlardandır.

Powered by OrdaSoft!