ÖĞRETMEN: Evet arkadaşlar, bugün kimya dersimizde maddenin üç hâlini işleyeceğiz. Hazır mısınız?

     SINIF: Eveeet hocam!

     ÖĞRETMEN: Söyle bakalım Şakir. Madde hangi üç hâlde bulunur?

     ŞAKİR: Hımm. Katı, sıvı ve kaz.

     EROL: Kaz değil o, ‘Gaz’.

     ŞAKİR: Çok biliyorsan sen söyle artist.

     ÖĞRETMEN: Hişt, sessiz olun. Tamam Şakir, oturabilirsin.

     ŞAKİR: Gazlar uçar mı hocam? Uçucu hâlde mi?

     ÖĞRETMEN: Hadi gazları araştır gel, bu konu sana ödev olsun.

     EROL: Kazlar uçar da gazlar uçamaz bence.

     SINIF: Konumuza geçsek!

     ÖĞRETMEN: Atomu tanımlayabilir misiniz bana? Atomu parçalayabilir miyiz?

     EROL: Atomu rahmetli Albert Einstein bile parçalayamamış ki biz parçalayabilelim. Hem “Önyargıları parçalamak, atomu parçalamaktan zordur.” demiş Einstein amca. Sanki öyle bir söz yok muydu sınıf?

     SINIF: Evet, doğru ama sözü espriye döktün.

     ÖĞRETMEN: Atomu görebilir miyiz? Şu an karşımda atom olsaydı ona dokunabilir miydim arkadaşlar?

     EROL: Atom, beton, sifon… Çek sifonu da gelsin jeton… Benim beynim bugün durgun. Jeton köşeli gibi hocam.

     ÖĞRETMEN: Çok şımardın oğlum.

     ŞAKİR: Bu benden de şımarık. Abartmada usta oldu ki.

     ÖĞRETMEN: Dersimize dönüyoruz. Dersimiz Kimya.

     EROL: Kim ya? O kim be ya?

     ÖĞRETMEN: Şu güzelim derse de şaklabanlık uydurdun ya hani, pes vallahi.

     EROL: Hi hii.

     ŞAKİR: Dersimiz kimya, öğretmenimiz Hülya. Soruyu bilemezsem ağlarım hemen. Ingaaaaa!

     ÖĞRETMEN: Şimdi de ismimle dalga geçti. Çıldıracağım bu sınıfla. Hababam Sınıfını da geçtiniz.

     SINIF: Ha babam, de babam. Sınavdan kalırsak ne yapacağız Hülya hocam?

     ÖĞRETMEN: Daha okulun ilk haftasından bu sınıfın hali böyle devam ederse hepiniz benim dersimden sıfır alacaksınız, ben anlamam. Kimyadan basarım karneye sıfırı, hiç şaka yapmam. Hababam Sınıfı gibi davranmak size mi düştü, pek yaman. Karne haftasında göreceksiniz, el mi yaman ben mi yaman!

     SINIF: ???

Powered by OrdaSoft!