Yazdır
Üst Kategori: Şiir Bahçesi
Kategori: Türk Klasik (Divan) Şiiri
Gösterim: 9121

Gönül yetdi ecel zevk-i ruh-ı dil-dâr yetmez mi
Ağardı mûy-ı ser sevdâ-yı zülf-i yâr yetmez mi

Yetürdi başımı gerdûn ayağa bârı mihnetden
Hayâl-i halka-i gîsû-yı anber-bâr yetmez mi

Sana yetdi ecel peymânesin nûş itmeğe nevbet
Hevâ-yı çeşm-i mest ü gamze-i hun-hâr yetmez mi

Yeter oldı kulağa bang-i rıhlet dehr bağından
Ne durmışsen temâşâ-yı gül-i ruhsâr yetmez mi

Yeter cem' eyle bâr-ı ma'siyet tağyir-i etvâr it
Haya kıl yoh mıdur insaftın ol kim var yetmez mi

Hidâyet menziline yetdiler sa'y ile akranım
Dalâlet içre sen kaldım sana ol âr yetmez mi

Fuzûlî dime yetmek menzil-i maksûda müşkildür
Dutan dâmâm-ı şer'-i Ahmed-i Muhtar yetmez mi

Fuzuli

(Mefâ'îlün/Mefâ'îlün/Mefâ'îlün/Mefâ'îlün)

Video

1. Ey gönül! Ecel geldi yaklaştı, sevgilinin yanağının zevki artık yetişmez mi? Saç ağardı, yârin saçının sevdasını çekmen kâfi değil mi?
2. Felek, mihnet yükünden başını ayağına erdirip seni iki bük­lüm etti. Sevgilinin anber gibi koku saçan saçının halkasını daha ne kadar hayal edip duracaksın?
Sırtında ağır yük taşıyan kimsenin başı nerdeyse ayağına yakla­şır, vücudu bir halka biçimini alır. Felek Fuzûlî'ye öyle çok mihnet yük­lemiştir kt onu taşımaktan beli bükülmüş, vücudu âdeta bir halkaya benzemiştir. Böyle olduğu halde hâlâ güzellerin saçının halkasının ha­yâli ile vakit geçirmektedir.
3. Ecel kadehini içme nöbeti sana geldi. Sevgilinin sarhoş gözü­nün ve kan içen süzgün yan bakışının arzusu yetişmez mi?
Sevgilinin gözüne mest (sarhoş) sıfatının verilmesi baygın bakışı dolayısıyledir. Divan şiirinin güzellik anlayışına göre de baygın bakış beğenilir. Peymâne, nûş etmek, mest kelimelerinde tenasüp vardır.
4. Dünya bağından kulağına göç davulunun sesi geldi. Daha ne duruyorsun, gül gibi yanağı seyrettiğin» yetişmez mi?
Eskiden kervanlar belli bir süre yolculuktan sonra dinlenmek için konaklarlar, yola çıkılacağı zaman herkesin hazırlanıp toplanması için davul çalınarak duyurulurmuş.
5. Günah yükünü topladığın yetişir, tavrını değiştir. Utan, insa­fın yok mu, mevcut günahın sana kâfi değil mi?
6. Yakınların çalışarak doğruluk yerine eriştiler. Yanılgı içinde sen kaldın, bu utanç, sana yetişmez mi?
7. Fuzûlî! istenilen yere ulaşmak güçtür deme. Ahmed-i Muhtar (Hz. Muhammed) şeriatının eteğine yapışan istediği yere ulaşmaz olur mu? (Elbette ulaşır).