Bir akşam Kıbrıs’a gel apansız
Dolunay yüzünde gülümser gibi olsun.
Boynuma sarıl sımsıkı, öp beni,
Ayakların yerden çekili kalsın.

Opium hareli Türkmen gözlerin
Çözsen, yüreğim çıkar tek örgülü saçından
Kaç baharın özlemi var derinde...

Billûr bir köşktür gönlüm, her yanı sırça,
Yok sevdalara dönük, bilirsin!

Yediveren, günneşirler açarken...

Gün akşamdı:
Yüzbirevler vardiyanın narası
Akyelkenler hilal-içi sıralı,
“Altından çivilerle çakılı” kalmış, uyuyor.
Lüsignen artığıyaşlı şövalye,
Mazgal mazgal esnerken
Cafer Paşa Hüseyniden seslenir,
Bir incecik eliften.
Abe de la Pe’nin o ivecen rahibi,
Geç kalmıştır beşbelli,
Çataluçlu değneğini vuraraktan geçiyor,
Son savrulan harman gibi,
Kara cübbe bir yanda, bir yanda ipi...

Kordonboyu masaların cümbüşü var, az sonra,
Ak çağrılı mumlar ile simgeli...
Gün akşamdı:
Söyleşinin can-alıcı yerinde,
Bir ‘kadın’ seveceksen, dedi gönlüm, usulca,
Mutlaka biblo gibi, bir meltem eser gibi,
Yani, Gülümser gibi olsun!

Göçmen kuşlar güneylere uçarken...
Powered by OrdaSoft!