Alub dest-i hayâle rişte-i zer-târ-ı güftârı

Keşîde eyleyem silk-i beyâne dürr-i muhtarı

 

Nev-â nev sebt edüb ser-levha-i ekvâne hoş mazmun

Lisâne almamak şartıyle amma köhne âsârı.

 

Gülistân-î cihan hep taze tarh-ı dil-güşâ olmuş

Usûlü hep değişmiş, andelibân-ı nevâ-kârı

 

Libâs-ı dehri tecdîd eylemek îcâb edüb şimdi

Yeniden câmeler bicdi gelüb hayyât-ı settârı

 

İdüb meşşate-i tedbîr ile zîbinde ser-tâ-ser

Zelihây-ı zamanın buldu ziynet zülf-i zer-târı

 

Hab-i andelîb evsaf şâhî okumak ister

Sabâ emmâre kılsun minber-i vâlâ-yı gülzârı

 

Şeh-i vâlâ-güher Sultân-ı Mahmud Hân-ı Daradır

Ki çeşm-i ‘âleme kühl-i ciladır gird-i reh-vârı

 

Şehen-şâh-ı mücâhid Hân-ı Mahmûd-ı gazâ-pîşe

Müceddid, müctehid, revnak-fezâ-yı taht-ı hünkârı

 

Arab saçı gibi pîçiş-pezîr olmuş idi ‘âlem

Bi- hamdi’llah nizâma koydu ‘asrın şâh-ı dindarı

 

Hüdâvend-i zamane, kahrımân-ı ‘arsa-yı heyca

Muzaffer pâdişah-ı şehsuvâr-ı rezm-i gerrârı

Powered by OrdaSoft!