Ali Şîr Nevâî’nin (ö. 906/1501) Farsça ile Türkçe’yi bazı yönlerden karşılaştırdığı eseri.

Müellif, Türkçe’yi dönemin hâkim kültür ve edebiyat dili Farsça ile karşılaştırıp edebî sanatlar, kelime hazinesi, gramer ve fonetik bakımından Farsça’dan üstün olduğunu örneklerle ortaya koyan eseri ölümünden bir yıl önce (Cemâziyelevvel 905 / Aralık 1499) kaleme almıştır. Nevâî edebiyat hayatına on beş yaşında Farsça şiirler yazarak başladığını, döneminde Fars edebiyatını kendisinden daha iyi bilen bir kimsenin bulunmadığını ileri sürüp görüşlerinin sağlam bir temele dayandığını vurgulamak istemiş, böylece çalışmasına yöneltilebilecek eleştirilere önceden cevap vermeyi amaçlamıştır.

Ali Şîr Nevâî, Muhâkemetü’l-lugateyn’i yazarken belli bir düzen içinde hareket etmemiş, kitabı bölümlere ayırmadan görüşlerini serbest bir şekilde anlatmıştır. Esere, insanın konuşma ve dil yeteneği sayesinde diğer varlıklardan üstün bir konumda bulunduğunu söyleyerek başlayan müellife göre Arapça, Allah Kur’an’ı bu dille indirdiği, Hz. Peygamber hadislerini, büyük velîler de pek çok hakikatleri bu dille söyledikleri için en şerefli dildir. Arapça’nın dışındaki üç önemli dilin (Türkçe, Farsça, Hintçe) kökeni Hz. Nûh’un üç oğluna, Yâfes’e (Türkçe), Sâm’a (Farsça) ve Hâm’a (Hintçe) dayanır. Hâm’ın başkasına saygısızlık etmesi yüzünden Hintçe’nin fesahat ve belâgattan mahrum kaldığını ileri süren Nevâî, Farsça ile Türkçe’yi karşılaştırmaya başlamadan önce birbirleriyle yakın ilişkiler içinde olan Türkler ve Farslar’ın ırkî özelliklerine temas etmiştir. Ona göre Türkler Farslar’dan daha pratik daha yüksek kavrayışlı, daha saf ve temiz kalplidir. Farslar ise ilim, mârifet ve tefekkürde Türkler’den daha derin görünür. Buna karşılık dillerindeki mükemmellik bakımından Türkler Farslar’ı geçmiştir. Nevâî, daha sonra 100 Türkçe fiil zikrederek bu dilde aynı kavramı ifade eden birden çok fiil bulunduğunu söyler. Eserde bu tür fiiller örnek beyitlerle kaydedilmiş, bunların Fars dilinde karşılığının olmadığına, bir Fars’ın bu ayrıntıyı verebilmek için Arapça’nın yardımına başvurmak zorunda kalacağına dikkat çekilmiştir. Türkçe’nin cinaslar ve ses yönünden, özellikle ünlüler sistemi bakımından da Farsça’dan üstün olduğu anlatılmış, Türkçe’de yapım ekleriyle yeni kelimeler türetilip kelime hazinesini zenginleştirme imkânının bulunduğu, Farsça’da ise böyle bir özelliğin olmadığı vurgulanmıştır. Nevâî ayrıca Türkçe’de akrabalık, kuş, yer, av hayvanları, biniş takımları, giysiler, yiyecek içecek vb. adlar için kullanılan kelimelerin zengin çeşitliliğini örneklerle ortaya koymuştur.

Kitabın sonlarında, yaklaşık kırk yıldır Farsça veya Türkçe şiir yazanların şiirlerini düzeltmesi için kendisine getirdiklerini söyleyen ve her iki dilde otorite sayıldığını belirten Ali Şîr Nevâî, eserlerine ve Hüseyin Baykara ile münasebetlerine dair önemli bilgiler verdiği bu bölümde devletlerin yükselişiyle dil ve edebiyatın gelişmesi arasındaki paralelliğe temas etmiş, Arap ve Fars hükümdarlarından sonra Hülâgû ile (Hülegü) siyasî hâkimiyetin Türkler’e geçmesine rağmen Timurlular devrine kadar Türkçe’de önemli edebî ürünler verilmediğine dikkat çekmiştir.

Kâşgarlı Mahmud’un Dîvânü lugāti’t-Türk’ünden sonra Türk dili üzerine yazılmış önemli bir eser olan Muhâkemetü’l-lugateyn’in ikisi yurt içinde (TSMK, Revan Köşkü, nr. 808, vr. 774b-781b; Süleymaniye Ktp., Fâtih, nr. 4056, vr. 774b-784a), ikisi yurt dışında (Paris Bibliothèque Nationale, Supplement, Turc., nr. 316-317, vr. 278a-286a; Budapeşte Magyar Tudományos Akadémia Könyvtára Keleti Gyújtemény, Tör. Qu., nr. 75) olmak üzere dört nüshası bilinmektedir. Eser hakkında ilk çalışmayı Etienne Marc Quatremère yapmış (Chrestomathies Orientals, Extraits d’Ali-Schir, Paris 1841, s. 1-39), ardından metniyle birlikte Fransızca çevirisini yayımlamıştır (Chrestomathie en turk oriental, Paris 1845). Muhâkemetü’l-lugateyn, Osmanlı sahasında ilk defa Nilüfer dergisinde özet halinde tefrika edilmiş (sy. 37-40, Bursa 1307), daha sonra iki defa Türkiye Türkçesi’ne çevrilerek metniyle birlikte yayımlanmıştır (İbn Mevlânâ Veled [Veled Çelebi], İstanbul 1315; Necip Âsım’ın, François-Alphonse Belin’in Ali Şîr Nevâî’nin hayatıyla ilgili makalesinin tercümesiyle birlikte; İ. Refet Işıtman, Ankara 1941). Agâh Sırrı Levend, Ali Şir Nevaî başlığıyla yayımladığı dört ciltlik külliyatın son cildinde Muhâkemetü’l-lugateyn’in metnini de Latin harfleriyle neşretmiştir (Ankara 1968, s. 189-217). Eserle ilgili son çalışmayı gerçekleştiren F. Sema Barutçu Özönder metin, edisyon kritik, tercüme ve bir yazmanın tıpkıbasımını yayımlamış (Ankara 1996), ayrıca iki dilin muhakemesine esas alınan dil malzemesi üzerinde ayrıntılı biçimde durmuştur (bk. bibl).

Orta Asya Türkleri’nin muhtelif çalışmalarına konu olan Muhâkemetü’l-lugateyn, Türkmenistan’da Abdülhakim Kulmuhammedov (Aşgabat 1925), Özbekistan’da Aybek-Parsa Şamsiyev (Taşkent 1948, III, 171-219, Mecâlisü’n-nefâis’le birlikte), E. A. Osmanov (Taşkent 1948), U. Sanakulov (Taşkent 1971), Suyima Ganiyeva (Alişer Navoi: Mukammal Asarlar Toplamı içinde, Taşkent 2000, XVI, 5-40); Afganistan’da Muhammed Yâkub Vâhidî (Kâbil 1363 hş.); Doğu Türkistan’da Hemit Tömür - Abdurup Polat (Muhâkemetü’l-lugateyn: İkki Til Münâzarası, 1988 [Milletler Neşriyatı]) tarafından neşredilmiştir.

Muhâkemetü’l-lugateyn’i Arminius Vámbéry, Budapeşte yazmasına dayanarak Macarca’ya (“Muhakemet-ül-lugetejn Mir ‘Ali-Sîr [Nevâji] csagataj-törökjéból”, Nyelvtudmány Közlemények, I [Pesten 1862], s. 112-130), Turhan Genceî Farsça’ya (Muĥâkemetü’l-luġateyn, Tahran 1327 hş.), Robert Devereux önce iki makale halinde (“Muĥākamat al-luҗћatain”, MW, LIV/4 [October 1964], s. 270-287; LV/I [January 1965], s. 28-45), ardından kitap olarak (Muhākamat al-Lughatain, Leiden 1966, Çağatay Türkçesi metniyle birlikte), İngilizce’ye ve A. Malexovoy Rusça’ya (Vozlyublennıy serdets, Sujdenie o dvux yazıkax, X, Taşkent 1970, s. 107-139) çevirmiştir.

BİBLİYOGRAFYA:

Ali Şîr Nevâî, İki Dilin Muhakemesi (haz. F. Sema Barutçu Özönder), Ankara 1996; Köprülü, Araştırmalar, s. 257-266; Suzan Tokatlı, “Türkçe ile Farsça’yı Mukayese Eden İki Eser”, Kayseri ve Yöresi Kültür, Sanat ve Edebiyat Bilgi Şöleni (12-13 Nisan 2001), Bildiriler (haz. Mustafa Argunşah v.dğr.), Kayseri 2001, II, 703-706; Cevat Heyet, İki Dilin (Türkçe-Farsça) Karşılaştırması (Mukayesetü’l-lügateyn), (çeviren Mürsel Öztürk), Ankara 2003; A. Vámbéry, “Muhakemet-ül-lugetejn. Mir ‘Ali-Sîr (Nevâji) csaga-taj-törökjéból”, Ny.K, I (1862), s. 112-130; A. K. Borovkov, “Özbek Yazı Dilinin Kurucusu Ali Şir Nevai” (çeviren Rasime Uygun), TDAY Belleten, II (1954), s. 59-96; TDl., Ali Şir Nevaî özel sayısı, XV/173 (1966), s. 285-316; İristay Kuçkartayev, “Ali Şir Nevaî’nin Dil Dünyası”, a.e. (aktaran Ertan Çevik), sy. 522 (1995), s. 667-673; Abdurop Polat, “Ali Şir Nevayi ve Meşhur Eseri ‘Muhakemetü’l-lugateyn’ Hakkında” (aktaran Fatma Özkan), TK, XXXIV/396 (1996), s. 206-212; İbrahim Yoldaşev, “Ali-Şîr Nevâyî’nin ‘Muhakemetü’l-lugateyn’ İsimli Eseri Hakkında”, Türk Lehçeleri ve Edebiyatı Dergisi, Ali Şîr Nevayî özel sayısı, sy.13, Ankara 1997, s. 21-23.

Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 30; sayfa: 398
Powered by OrdaSoft!