Alaca dağların kekik kokusu,
Bir mezat sonrası uçtu elimden,
Mor yayladan sızıp gelen soğuk su,
Sanmam ki çağlasın artık derinden…

Değişti yatağı derenin çayın,
Terse akar oldu nehirlerimiz,
Yeleleri alev almış bir tayın;
Terkisinde gitti şehirlerimiz

Söktük çadırları, il-oba bozgun.
Ağız tadı bozuk ey güzel yurdum.
Dolansın başında bin kirli kuzgun,
Yine de düşümü hep hayra yordum.

Ve yoruldum seni böyle sevmekten.
Bölük pörçük rüyalardan uyanıp,
“Bekle  hele, bekle hele” demekten.
Anka’yı kendime ram olmuş sanıp…

Hayalin zırhını kuşanmış gönül,
Varsın boz bulanık aksın dereler,
Durdukça bu can, sürdükçe ömür;
Bu da vatanının delisi derler…

Powered by OrdaSoft!