Sevgili Attila,

    16 Kasım tarihli mektubunu aldım. İlgine ve özellikle eleştirilerine teşekkür ederim. Yargıların o kadar katı, dar ve kesin ki karşılık vermek güç, belki de gereksiz. Haksızlık etmekten hiç korkmuyorsun, ortalığı kesip doğruyorsun. Bir olayda küçük bir kusur bulman, onu tümüyle batırmana yetiyor. Zalim bir gladyatör gibisin, öldürdüğün kişi ne söylüyor, hiç dinlemiyorsun, anlamaya yanaşmıyorsun. Ve en kötü yanı, durmadan kendini öne sürüyorsun, durmadan ‘Ben! Ben!’ diyorsun. Bu yüzden, en haklı düşünceler dahi kendini öne sürmek ya da övmek için birer bahane izlenimi bırakıyor okuyanda. Bu izlenim o canlı deyişini, o işlek kalemini, o hınzır zekanı gölgeliyor. Bu izlenimi yaratmaktan vazgeçmeni ne kadar isterdim!’”

20.11.1967, Asım Bezirci

Powered by OrdaSoft!