Dr.Saim SAKAOGLU - Dr. Turgut GÜNAY, Halk Şiirinde Atatürk, Atatürk Üniversitesi Yayınları Nu. 335, Erzurum 1974, Vll+1l9 s.

Erzurum'da Atatürk'ün adını ala­rak kurulan üniversite, on yedi yılda bü­yük bir gelişme gösterdi. Birçok fakülteleriyle Atatürk Üniversitesi, bugün artık memleketimiz için vazgeçilmez ilim ve irfan yuvalarından biri hâline gelmiştir. Yetiştirdiği on binlerce öğrenciyle, yurdumuzun kadro ihtiyacının bir kısmını karşılayan bu müessese, son yıllardaki kesif neşriyatıyla artık birçok saha ilmî literatüründe de yerini almaya başlamıştır. Bilhassa, bir bölge üniversitesi olarak Doğu Anadolu'ya ait meselelere daha çok eğilen Atatürk Ü­niversitesinin Halk Edebiyatı ve Diya­lektoloji sahalarında da bu istikamete ağırlık verdiği görülüyor. Doğunun dört büyük şehri; Erzurum, Kars, Artvin ve Rize illerinin ağızları, bu üniversiteye mensup araştırıcılar tarafından incelen­miştir. Elazığ, Gümüşhane ve Erzurum masalları da yine bu üniversitede birer doktora mevzuu olmuştur. Cumhuriyet'in ellinci yıldönümü vesilesiyle, adı­nı taşıdığı Atatürk'ü de onun "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." sözüne uygun bir şekilde anmak isteyen Atatürk Üniversitesi, işte bu arzusuyla bölge üniversitesi olma vasfını birleştirerek, “Halk Şiirinde Atatürk" kitabını yayımlamış bulunuyor.

Eser, bir antoloji mahiyetindedir. Halk şairlerinin şiirleri arasından belli bir konuya ait olanları seçilerek bir araya getirilmiş ve bu güzel antoloji bize sunulmuştur. Şimdiye kadar, şiirimizin bütünü içinden seçilmiş veya belli türleri ele alarak sahasını daraltan çe­şitli antolojiler neşredilmiştir. Belli ko­nular üzerindeki şiirleri toplayan anto­lojiler de vardır. Hatta çeşitli Atatürk şiirleri antolojileri de neşredilmiş bulu­nuyor. Fakat halk şiirinde Atatürk'ü esas alan bir antoloji ile ilk defa kar­şılaşıyoruz. Bunun ehemmiyeti şuradan gelmektedir. Daha önce Türk okuyucu­sunun tanıdığı Atatürk ile ilgili şiirler; hep Türk okumuşunun, tahsilli diyebileceğimiz belli bir kesitin görüş ve duygularını yansıtıyordu. "Anadolu Türk'ünün yirminci yüzyıl başlarında yaşadığı Atatürk olayı" acaba millî vic­dana nasıl aksetmişti? Bu sorunun ce­vabını tespit edebilmenin yollarından biri de halk edebiyatında Atatürk'ü aramaktı. İşte ilk defa olarak biz, bu kitap vasıtasıyla "halkın vicdanındaki Atatürk" ile karşılaşıyoruz. Halk ede­biyatı sahasında başka araştırmalarıyla da dikkati çeken iki araştırıcı, derle­meleri sonunda vardıkları neticeyi, ese­rin önsözünde şöyle hülâsa ediyorlar: "Giriştiğimiz derleme ve araştırma ça­balarının sonucunda, çağımız halk ozan­larının hemen hemen bütününün Ata­türk'ü yüce kişiliği, ölmez eserleri ve inkılâplarıyla yürekten duyarak deyiş­lerine konu ettiklerini görmek şaşırtıcı olmadı."

Kitapta 56 halk ozanına ait 79 şiir  vardır. Bunlara şairi belli olmayan "An­kara'nın taşına, bak" ve "Hoş gelişler ola" şiirleri de ilâve edilmiştir. Kitapta şiirleri yer alan halk şairleri şunlardır: Abdülvahap Kocaman, Erzurumlu Ali Rahmanî, Âşık Halil, Âşık Hasan, Âşık Mehmet, Trabzonlu Baba Salim Öğüt­çen, Uzunköprülü Basri Karakuş, Şav­şatlı Bilâl, Bayburtlu Burhanî, Tutaklı Çağlayan, Ulaşlı Çoban Süleyman Ka­ya, Kozanlı Çolak Hacı Sözdoğuran, Kayserili Derdi Derya, Sorgunlu Dur­muş Yılgın, Ardanuçlu Efkârî, Sinoplu Emirî-Dikmen, Maraşlı Esat, Bayburtlu Esnanî, Afyonlu Felâhî, Garip Mustafa, Posoflu Hafız İkramî, Kadirlili Halil ­Karabulut, Ermenekli Hasan Rüştü, İsacalı Haydar, Bayburtlu Hicranî, Bayburtlu Hilmi, Narmanlı Hüseyin Sümmanoğlu, Kelkitli İlhamî, Hataylı İnce Arap, Karslı Kahraman, Kırşehirli Kerem Sait, Dadaylı Kör Hasan, Kan­gallı Kusurî, Silleli Mansur, Kütahyalı Mehmet Hamza, Dârendeli Mehmet Ho­ca, Sarıkamışlı Mevlüt İhsanî, Borlu Mevlüt Yıldırım, Gemerekli Mihmanî, Karazlı Muhiddin Tercanlı, Karslı Mu­rat Çobanoğlu, Tortumlu Mustafa Ru­hani, Posoflu Müdamî, Saraç Hacı, Adanalı Selâmî, Almuslu Selmanî, Bay­burtlu Süleyman Ruhî, Çıldırlı Şeref Taşlıova, Sivaslı Talibî Coşkun, Tor­tumlu Ümmanî Can, Sivaslı Vehhap Su­zanî, Karslı Veysel Şahbazoğlu, Şarkış­lalı Veysel Şatıroğlu, Sivaslı Yarım Ali, Erzurumlu Yaşar Reyhanî ve Afyonlu Yusuf Zülâlî.

Cumhuriyet devrinde bu sayıda halk şairinin yaşadığını, halk şiiri geleneği­nin bütün canlılığı ile devam ettiğini göstermesi bakımından dahi elimizdeki kitap bir ehemmiyeti haizdir. Çoğunluğu Doğu Anadolu'da olmakla beraber Anadolu'nun birçok sahasına yayıl­mış bulunan bu çok eski Türk gelene­ğinin Atatürk konusunda da ne kadar verimli olduğu görülüyor. Okuyucuların daha iyi bir fikir  edinebilmesi için bu şiirlerden bir tanesini, Sarıkamışlı Mevlüt İhsânî'nin şiirini veriyoruz:

 

 

ÖNÜNDE EĞİLDİ DAĞLAR

 

Düşmanları bu vatandan

Sürdü Atatürk, Atatürk.

Al bayrağa kızıl kandan

Sürdü Atatürk, Atatürk.

 

Onu söyleyecek çağlar,

Önünde eğildi dağlar,

Yurdun her yanına ağlar

Ördü Atatürk, Atatürk.

 

Cennete çevirdi yurdu,

Şan şöhreti Altınordu,

Asiya'nın son Bozkurdu,

Kurdu, Atatürk, Atatürk.

 

Mevlüt İhsan der ki hali,

Her yaraya onun eli,

Cihana attı temeli.

Kurdu Atatürk, Atatürk..

 

Kitabın esasını teşkil eden şiirler bölümünden sonra, halk şairlerinin kul­landıkları mahallî kelimeleri ihtiva eden bir sözlük verilmiş. Bu tür çalışmalarda, metinleri doğru anlayabilmek için sözlüğe olan ihtiyaç aşikârdır.

Sözlükten sonra "Halk Ozanlarının Kısa Hayat Hikâyeleri" ve "Bibliyografya" bölümleri yer alıyor. Halk şairlerinin hayatlarına dair verilen bilgiler, esere ayrı bir ehemmiyet kazandırıyor. Çünkü birçok halk şairine ait bilgiyi kısa da olsa ilk defa öğreniyoruz. Bel­ki de unutulup gidecek ve bir daha ele geçmesine imkân olmayacak birçok biyografik malûmat bu sayede kazanılmış oluyor.

Bu eserden sonra, Atatürk'e ait şiirlerin okunduğu anma günlerinde halk şairlerimize de yer verileceğini umuyoruz. Fakat bunun temini için kitabın neşredilmiş olması kâfi değildir. Milli Eğitim Bakanlığının eseri Tebliğ­ler Dergisinde ilk ve ortaokullara tav­siye etmiş bulunması memnuniyet veri­cidir. Eserin Kültür Bakanlığı tarafından da il halk kütüphaneleri için satın alınmasının uygun olacağı kanaatinde­yiz.

Bizim temennimiz, bu küçük fakat kıymetli eserin daha geniş bir yayılma alanı bulabilmesidir.

 

 

                                                   Millî Kültür, S 157, Yıl XIV, s.56-57

Powered by OrdaSoft!