İzdedim köñlümni canan gülşenide can bile
Neççe axtarsam kétipdur bu köñül canan bile

Ah neyley can bile qaldi beden ketti köñül
Kim qalipdur bu cehanda men kebi arman bile

Xenceri hicran vucudumni qilipdur zexmnak
Köz yolidin cari eylep qanni yupmen qan bile

Işq vadisida poye eyledim çun gerdi bad
Reşkdin her dem uçraştim çerxi sergerdan bile

Tiyri barani melametke hedef boldi başim
Başni başqarmaq besi muşkilki bu baran bile

Ğerq etipdur peykerimni ah kim girdabi gem
Kim selamet qalğusi alemde bu tufan bile

Zulf qullabige bu canu köñül boldi esir
Telbe quşdek telpinür her dem neva efğan bile

Zar Mecnunğe visali bolsa mumkin ne eceb
Merheba qilse Nizarî lutf ile ihsan bile

-Aradım gönlümü cananın bahçesinde canımla Ne kadar uğraşsam da bu gönül cananla gitmiştir.
-Ah neyleyim can ile kaldı beden, gönlüm gitti Benim gibi arzuyla bu cihanda kim kalmıştır.
-Ayrılık hançeri vücudumu yaralar içinde bırakmıştır. Gözyaşımdan ayrılıp (gözümde yaş kalmadığından) kanı kanla yıkadım.
-Aşk vadisinde gam rüzgârıyla ayağa kalktım. Kıskançlıkta her zaman meşgul olan felekle karşılaştım.
-Başım iftira oklarına hedef oldu. Bu yağmurdan başımı kurtarmak çok zor bir hal aldı.
-Ah ki, gam girdabı çehremi batırdı, yerle bir etti. Bu tufanla âlemde sadece başakların kırıntıları kaldı.
-Bu can ve bu gönül saçlarına bağlanıp esir düştü. Bir kuş gibi her dem çırpınır nağmelerle feryat eder.
-Gül bahçesine kavuşmak Mecnun‘a mümkün değildir. Nizarî iyilik ve hoşlukla merhaba dese...
Abdurehim Nizarî, 1995
Powered by OrdaSoft!