Fermân-ı aşka cân iledir inkıyâdımız
Pürdür hayâl-i yâr ile her lâhza yâdımız
Mevkûfdur o mâhe samîm-i fuâdımız
Ahir varınca haddine hestî-i şâdımız
Hükm-î kazâye zerre kadar yok inâdımız

Bâş eğmeziz edâniye dünyâ-yı dûn içün
Ettik fedâ zevâhir-i şevkî-i derûn içün
Sattık metâ-ı ömrü mey-î lâl-gûn içün
Nevbet çalınca rıhlet-i milk-î sükûn içün
Allah’adır tevekkülümüz i’timâdımız.

Biz müttekâ-yı zerkeş-i câhe dayanmazız
Bâlîn-i baht-ı cây-i mübâhât sanmazız
Pervâne-vâr şem’i mükâfâte yanmazız
İkbâl içün mevâid-i İblîse kanmazız
Hakk’ın kemâl-i lûtfunadır istinâdımız

Zühd ü salâha eylemeziz ilticâ hele
Sâr-ı ittikâye bedel câm alıp ele
Dünyâda vârımız yoğumuz vermişiz yele
Çekmekteyiz kavâfil-i uşşâka meş’ale
Tuttu eğerçi âlem-i kevn’ı fesâdımız.

Meyden safâ-yı bâtın-ı humdur garaz heman
Değmezdi yoksa sekrine peymâne-î mugan
Her câm içinde seyredilür başka bir cihan
Şürb-î müdâm içün neye kıldık fedâ-yı can
Erbâb-ı zâhir anlayamazlar murâdımız.

Minnet Hudâ’ya devlet-i dünyâ fenâ bulur
Elhak gazelde neşve-i Bâkî bekâ bulur
Ahlâf o nazm’e gûş tutarken safâ bulur
Taştîrimiz bu sâyede az çok bahâ bulur
Bâkî kalur sahîfe-i âlemde âdımız.

Powered by OrdaSoft!