Haşmetli mazinin neyini desem…
Dünü ayrı güzel, gün ayrı güzel…
Avamı, paşası, beyini desem;
İman ayrı güzel, din ayrı güzel...

Tarihi yeniden yazmadan önce,
Hainler içime sızmadan önce,
Kâfirler kudurup azmadan önce;
Zaman ayrı güzel, an ayrı güzel…

Saadet asrına hayran devirler,
Çağları aşıp da, Mevlâ’yı birler…
Hakkın vekiliydi, Sultan, Emirler;
Makam ayrı güzel, şan ayrı güzel…

Hoca Ahmet Yesevi’den bu yana,
Alpaslan’dan Yavuz Selim sultana,
Genç Fatih’ ten muhteşem Süleyman’a
Hakan ayrı güzel, Han ayrı güzel…

Gıptayla anarım eski günleri,
Üç kıtada saklı, haklı ünleri…
Bin bir gece sürdü her düğünleri,
Canan ayrı güzel, can ayrı güzel…

Ceddiyle övünsün gelecek neslim,
Türkümüz çığırsın nice hoş seslim,
Emanet, olmasın yâdlara teslim;
Sinan ayrı güzel, sin ayrı güzel…

Yeter küçüldüğüm, bu kadar yeter!
Terk ettiğim her yer gözümde tüter…
Yine “bin atlıyla”, çalınsın mehter,
Gülbank ayrı güzel, “gön” ayrı güzel…

Hak, hukuk, adalet timsali hilal!
Bilirim yüzünde niyedir, celal…
Olsun varlığımız, varımız helal…
Vatan ayrı güzel, sen ayrı güzel…

Niyazkâr’ım nerde Hakk’a ahidim?
Öz yurdumda alçaklığa şahidim;
Telef edilmesin boşa yiğidim…
Menzil ayrı güzel, yön ayrı güzel…

04.05.2013