Günümüzden 25 yıl önce bu yaz aylarında Türkiye’nin batı komşularından olan Bulgaristan sosyalist devletinden Türkiye’ye 300.000 küsür Türk ve Müslüman soydaşımız göç etmek zorunda kalmıştı.

     Sistemli bir şekilde adım adım Bulgaristan Türkleri asimile edilip yok edilmeye çalışılmıştı. Önce türkçe eğitim kaldırılmış ve Türklere ait dernek, vakıf ve kulüpler kapatılmıştı. Daha sonra din tamamen yasaklanmış camiler kapatılmış ve ardından türkçe konuşmak dahi yasaklanmıştı. Aile içinde dahi türkçe konuşmanın cezası kesilmiştir. Tüm bunların ardında da Türk ve Müslümanların tek tek isimleri değiştirilmiş ve zorla yeni Bulgar isimleri takılmıştı.

     Bu zor günlerde Batı Dünyasının medya kuruluşları Bulgaristan’daki durumu Dünya’ya duyurmuş ve Türkiye hemen diplomatik hereketlere başlatmıştı. Bu ülkelerin yanında Sovyet Sosyalist kutbunda oldukları halde Romanya, Doğu Almanya, Polonya ve Moğolistan gibi ülkeler de Bulgaristan’nın azınlıklara karşı uyguladığı bu politikaları desteklemekten kaçınmışlardır. Hatta Macaristan uluslararası forumlarda karşı olduğunu açık açık belirtiyordu.
Sovyet kutbundan Bulgaristan’ı destekleyen sadece Sovyetler Birliği olmuştur. Müslüman ülkelerden ise Suriye, Yemen ve Gana gibi ülkeler asimilasyon politikasını haklı bulmuş ve desteklemiştir. İslam İşbirliği Teşkilatı ise karşı çıkmıştır.

     Peki ya Türk Dünyası o zaman bu işin neresindeydi? Türkiye haricinde diğer Türk topluluklarından bir tepki geldi mi acaba? Benim bulabildiğim sadece 3 Aralık 1989 tarihinde Dağıstanlı yazar Resul Gamzatov’un bir kınama mektubudur. Gamzatov ise bir Avar’dır.

     İşte tam bu zor zamanlarda göçlerin ilk başladığı mayıs ayında 28 Mayıs 1989 Moskova’da Bulgaristan Elçiliği önünde 100 kişilik bir Kırım Tatar gurubu Bulgaristan Türklerine yapılan zulmü protesto etmek amacıyla bir miting düzenledi. Rus askerlerinin yasaklamasına rağmen yazılı protestolarını Bulgaristan büyükelçi yardımcısına vermeyi başardılar.
Ayrıca Emel dergisinin Mayis-Haziran 1989 172 sayısında Kırım Tatar Milli Hareketi Teşilatı’nın Bulgaristan Komünist partisi genel sektreteri olan Todor Jivkov’a protesto mektubu türkçeye çevirilmiz halde bulunmaktadır. Kırım Tatarlarının kendi problemlerine bakmadan Bulgaristan Türkleri için sosyalizmin o zamanki merkezi olan Moskova’da miting yapmaları hem ufuklarının genişliğini hem de cesaretlerini gayet net bir şekilde bize göstermektedir.

     Kırım Tatarları dün de cesurdular bugün de cesurlar.

temirqaya.net

Powered by OrdaSoft!