Uygurcaya çevrilen, Budizmle ilgili bir başka kitap da Altun Yaruk’tur. Budizmin kutsal kitabı sayılan ve İslâmiyet öncesi Türk edebiyatının ünlü yapıtlarından sayılan bu kitap, Uygurların dinî inançlarını, dil zenginliğini ve ulusal özelliklerini göstermesi bakımından, bir çeviri olmasına rağmen kültürel değerlerimiz arasında sayılmaktadır.
     Altun Yaruk "Altın Işık" manasına gelir. Uygurcaya çevrilen, Budizmle ilgili bir başka kitap da Altun Yaruk’tur. Budizmin kutsal kitabı sayılan ve İslâmiyet öncesi Türk edebiyatının ünlü yapıtlarından sayılan bu kitap, Uygurların dinî inançlarını, dil zenginliğini ve ulusal özelliklerini göstermesi bakımından, bir çeviri olmasına rağmen kültürel değerlerimiz arasında sayılmaktadır.
     10. yüzyılın ilk yarısında yazıldığı tahmin edilen Altun Yaruk'un tanınması 17. yüzyıldadır. Birkça nüshası bulunan ve oldukça hacimli olan Altun Yaruk, Budizm'in esaslarını, felsefesini ve Buda'nın menkıbelerini anlatan bir eserdir. Budizm'e ait esaslar eserde geniş anlatımlarla ve oldukça akıcı bir üslupla anlatılır.
     Aslında düzyazı biçiminde yazılan Altun Yaruk içinde, pek çok manzum parça da bulunmaktadır. Altun Yaruk’taki hikâyelerden “Şehzade ile Pars Hikâyesi”ndeki bazı bölümler manzumdur. Bu şiirlerden bazılarını ve olayın kısa bir özetini, bu döneme örnek olması açısından veriyoruz:  
     Şehzade İle Aç Pars Hikayesi: Bu hikayedeaçlıktan ölmek üzere olan bir parsı kurtarmak isteyen fedakar şehzade anlatılır. Parsın ölmemesi için şehzade kendisini ona yem eder. Hikayenin sonunda Buda, şehzadenin, kendisi olduğunu ifade eder. Bu hikaye çok canlı ve akıcı bir üsluba sahiptir. Şehzadenin ölümü üzerine söylenen şiirlerde tam bir ağıt havası vardır.

                                       “Şehzade ile Pars Hikâyesi”nden

     Mahasatvi, kendini aç parsa yedirince yer gök sarsılır, büyük ve çok şiddetli bir deprem olur. Bunun üzerine Mahasatvi’nin büyük ağabeyi, ortanca kardeşine şöyle seslenir:

Yagız yir bütürü tepreyür
Ügüzler taglar birle kalısız
Bulung yıngak kararıp
Ölez boltı kün tengri

Yağız yer tümden sarsılıyor,
Irmaklar, dağlar ile birlikte;
Köşe bucak kararıp
Sönüp gitti Gün Tanrı.

Köktin tüşer tengridem
Hua çeçekler bulgaşu
Odgurak erki inimizning
Et’özin titmek belgüsi

Gökten düşüyor ilâhî
Güller ve çiçekler ard arda;
Acaba (bunlar) kardeşimizin
Vücudunu feda işaretleri mi?

Ağabeyinin bu sözlerini işiten ortanca kardeş, ona şöyle cevap verir:

Eşidtim men Mahasatvi’ning
Sözlemiş çın savın
Timinkiye körmişte
Toruk küçsüz aç barsıg

İşittim ben Mahasatvi’nin
Söylediği gerçek sözleri;
Daha demin görünce
Zayıf, güçsüz aç parsı;

Aç emgekke egirtip
Enükin yigeli kılmışın
Anın sizindim inimke
Et’özin titdi erki mü

Açlık acısı ile kıvranıp
Eniklerini yemeye kalkıştığını.
Bu yüzden şüphelendim kardeşimden:
Vücudunu feda mı etti ki?

     Bunun üzerine ağabey-kardeş, aç parsı gördükleri yere giderler. Orada Mahasatvi’nin, pars tarafından parçalanıp yenildiğini görünce, cesedinin artan parçaları ve kemikleri başında yüksek sesle ağlayıp feryat ederler ve şunları söylerler:

Körkle kövşek tokılıg
İnimiz erding küvez a
Ögke kangka sevitmiş
[İnimiz] erding kadaş a

Güzel, nazik yapılı
Küçüğümüzdün, ey yiğit!
Anaya babaya sevdirmiş
Küçüğümüzdün ey kardeş!

Neçükin yana birgerü
Birlekiye ünüp üçegü
Negülüg titding özüngin
Bizni birle barmadıng

Ne için, hep beraber,
Birlikte büyümüşken üçümüz,
Ne diye feda ettin kendini
Bizim ile gitmedin?

Ögümüz kangımız bizinge
Utru körüp ayıtsar
Biz ikegü negü tip
Ötünelim sözlelim

Anamız babamız bize
Karşı çıkıp sorarsa,
Biz ikimiz ne deyip
Anlatalım, söyleyelim?

Ol yig bolgay üçegü
Birlekiye ölser biz
Neng bizinge kergeksiz
Bu et’özümüz tirigi

Yeğ olurdu üçümüz
Hep beraber ölsek biz;
(Şimdi) bize gereksiz
Bu vücudun dirliği!

     Altun Yaruk dışında var olan birçok hikayeden ikisi de aşağıdakilerdir:
Çeştani Beğ Hikayesi: Çeştani beğ'in ülkesinde yaşayan insanlara hastalık ve belalar hetiren insanlarla mücadelesini anlatır. Şeytanların tasviri son derece canlıdır. Eseri Şilazin adlı bir tercüman Toharcadan Türkçeye çevirmiştir.
Dantipali Beğ Hikayesi: Kendi emrindeki geyikleri kurtarmak için kendini feda eden bir geyiği anlatır. Geyiği öldüren Dantipali Beğ'i ise korkunç alevler yutar. Hikaye, çok canlı tasvirlere sahiptir.

Powered by OrdaSoft!