Kelimelerde Eş Anlamlılık

     Bazı kelimeler yazılışları farklı olduğu hâlde aynı anlama gelirler. İşte bu kelimelere eş anlamlı ya da anlamdaş kelime denir.
     İlk akla gelen zıt-zıt, kelime-sözcük, kafa-baş-ser, yaşam-hayat, cevap-yanıt, imkan-olanak, ak-beyaz, kara-siyah, tanrı-ilah, misafir-konuk vb. kelimeler eş anlamlıdır. Bu kelimeler, yazılışı yönünden farklı olsa da aynı anlamı karşılamaktadır. Eş anlamlı kelimeler aynı anlamı karşılasa bile birbirinin yerine her zaman kullanılamaz.
     "Kara" skelimesinin eş anlamlısı "siyah"tır.
           "Karadır şu bahtım kara
            Sözüm kâr etmiyor yâra"
mısralarındaki "kara" kelimesinin yerine aynı anlamı karşılayan "siyah" kelimesini getirelim. "Siyahtır bu bahtım siyah" dediğimizde cümlenin anlam ve anlatımının bozulduğunu görüyoruz. "Alnı açık, yüzü ak" deyimindeki "ak" yerine eş anlamlısı beyazı koyamayız. "Tanrı misafiri" yerine "ilah misafiri" diyemediğimiz gibi "tanrı konuğu" da diyemeyiz.


Kelimelerde Zıt Anlamlılık


     Türkçede nasıl kimi kelimeler eş anlamlı ise bazı kelimeler de birbirinin zıt anlamlar taşımaktadır. İşte bu tür kelimelere zıt anlamlı veya zıt anlamlı kelimeler denir.
     Sevinmek – üzülmek, ileri – geri, gitmek – gelmek, hareketli – durağan vb. kelimeler zıt anlamlıdır. Eş anlamlılıkta olduğu gibi zıt anlamlılıkta da kelimelerin zıt anlamlı olanını bulurken kelimelerin cümlede kazandığı anlama dikkat etmek gerekir.
     "Kara günümüzde yalnız o vardı yanımızda." cümlesinde "kara" kelimeninün zıt anlamlısı "ak" değildir. Çünkü "kara" kelimeyi bu cümlede "kötü" anlamında kullanılmıştır. O hâlde zıt "iyi" kelimesi olabilir: "İnsanın iyi günü de olmaz olur mu?" Bu cümlede "kara" kelimesinin zıt anlamlısı olması gereken "ak"ın yerini iyi almıştır.
     Fiil soylu kelimelerde zıt anlamlılığı bulurken "olumsuz" ifadeler sizi şaşırtmasın. kelimelerin olumsuzu, zıt anlamlılığı oluşturmaz.
     "Babam bugün İzmir’e gitti." cümlesindeki "gitmek" kelimesinin olumsuzu o kelimeninün zıt anlamlısı değildir. Çünkü "gitmek" "bir yerden başka bir yere varmak"tır. "Gitmemek" ise "gitme işinin yapılmaması"dır. zıtlığın oluşması için ise "gitme" eyleminin zıtının oluşması gerekir: "Babam bugün İzmir’den geldi." cümlesinde olduğu gibi.


Kelimelerde Yakın Anlamlılık

     Türkçede bazı kelimeler, aynı anlamı karşılamasa da cümlelerde aynı anlamı karşılayacak şekilde kullanılabilir. İşte böyle kelimeler, yakın anlamlıdır. Eş anlamlı kelimelerde bire bir anlam eşitliği varken yakın anlamlı kelimelerde anlamca yakın olma özelliği vardır. Yakın anlamlılık, kelimelerin cümledeki kullanımlarına göre ortaya çıkan bir durumdur.
     "Ressam son tablosunda canlı renkleri seçmiş." cümlesindeki "canlı" kelimesi ile, "Bu sene elbiselerde parlak renkler kullanılmış." cümlesindeki "parlak" kelimesi yakın anlamlıdır. Her iki kelimeyi tek tek ele aldığımızda farklı anlamlar karşımıza çıkar. Ancak bu kelimeler her iki cümlede "göz alıcı" anlamında kullanılmıştır.

Kelimelerde Sesteşlik

     Kimi kelimeler, aynı ses değerlerine sahiptir, yani bu kelimelerin yazılışı aynıdır. Ancak bu kelimeler farklı anlamları karşılar. İşte böyle kelimeler sesteş veya eş seslidir.
     "Köyün içinden geçen çay, yazları kuruyordu."
     "Bir bardak çay içince tüm yorgunluğunu unuttu."
     Birinci cümledeki "çay" kelimeyi "akarsu" anlamını taşımaktadır. İkinci cümledeki "çay" ise "çeşitli bitkilerin yapraklarının demlenmesiyle elde edilen içecek" anlamındadır. Dolayısıyla "çay" kelimeleri sesteştir.
     "Bu çiçekleri size ben getirdim."
     "Yüzünde küçük bir ben vardı." cümlelerindeki "ben" kelimeleri sesteştir. "Ben" kelimeyi birinci cümlede "I. tekil kişi zamiri", ikinci cümlede "siyah nokta" anlamındadır.
     İki kelimenin sesteş olabilmesi için her ikisinin de temel anlamlarında kullanılması gerekir. Bir yerde gerçek, diğer yerde mecaz anlamıyla kullanılan kelime sesteş kabul edilmez.
     Örneğin "yüz" kelimeninü ele alalım: "Masanın yüzü çok kirlenmiş." cümlesinde "yüz" kelimeyi "yan, taraf" anlamında kullanılmıştır. "Bu yüz bana tanıdık geliyor." cümlesinde "kişi", "Ne yüz ile geliyorsun ki bana?" cümlesinde "utanma, sıkılma" anlamında kullanılmıştır. Bu örnekler, "yüz" kelimeninün diğer anlamlarıdır. Dolayısıyla bu kelimeler kendi aralarında sesteş olarak kullanılamaz. Ancak;
     "Sabahleyin yüzünü yıkamasını yüz kere söyledim." cümlesindeki "yüz" kelimeleri sesteştir. Çünkü birincisi "çehre, surat", ikincisi "sayı" anlamındadır.

Yansıma (Tabiat Taklidi) Kelimeler

     "Çalılıkların arasında bir çıtırtı duydum." cümlesindeki "çıtırtı" kelimeyi gibi, doğadaki sesleri karşılayan kelimelere yansıma adı verilir. "Şırıl, horul, vızır. pat. çat vb." kelimeler de bir sese karşılık geldiğinden yansımadır.
     Yansıma kelimelerden fiil ya da isim türeyebilir.
     "Yokuşu tırmanırken arabamızın lastiği patladı." cümlesinde "patlamak" fiili yansımadan türemiştir, "pat" kelimesi yansımadır, sonra bu kelime ek almış ve "pat-la-" fiili türemiştir.
     "Arıların vızıltısı ta buraya kadar geliyor." cümlesinde "vızıltı" ismi, yansıma olan "vız" kelimesinden türemiştir.

Powered by OrdaSoft!