Eğitimin her döneminde başarılı olmak, yazılı ve sözlü anlatımda duygu, düşünce ve isteklerimizi derli toplu, doğru ve düzenli anlatmaya bağlıdır. İyi ve doğru bir anlatım hepimiz için sıradan bir özellik olması gerekirken tam tersine doğru ve güzel konuşan, yazan kişilerin sayısı gittikçe azalmaktadır.
     Anadilini iyi öğrenememek, anadili bilincini kazanamamış olmak anlatım bozukluklarına neden olmaktadır. Özellikle gençlerde görülen önemli bir dil sorunu da söz dağarcıklarının yetersiz olmasıdır.
     Anlatım bozukluklarını iki ana başlıkta ele alabiliriz:
1. Kelimelerin kullanımıyla ilgili anlatım bozuklukları,
2. Cümle yapısı ile ilgili anlatım bozuklukları.
     Dil ile anlatım yazılı veya sözlü olur. İşaret ve beden diliyle anlatım ise konumuzun dışındadır. İki anlatım yolu arasında kullanılan dil açısından farklılıklar vardır. Anlatımın işlek, açık ve etkili olması için kişinin ana dilini iyi bilmesi ve doğru kullanması gereklidir. İşlek, açık ve doğru anlatım eğitim hayatımızın her safhasında önem taşımaktadır. Anlatım kişinin eğitim, bilgi vre genel kültür seviyesini belirler. Yazılı ve sözlü anlatımda başarılı olmak, istediklerimizi planlı ve düzenli anlatabilmemize bağlıdır.
     Anlatım bozukluklarının en önemli sebebi konuşulan veya yazılan dili iyi bilmemektir. Diğer bir sebep ise ana dilini düzgün konuşma ve yazmanın önemine inanmamaktır.
     "Şoke oldum" diyen bir insan bu ifadenin "şok geçirdim" şeklinde kullanılması gerektiğini bilmediği açıktır. Konuşma dilindeki "oha" ünlemini "oha oldum" diye kullanmak ise güzel konuşma ve yazmanın önemini hiç bilmemenin açık göstergesidir.
     Konuşma dilinde kullandığımız mahalli ağız özellikleri ve argo kelimeler konuşmaya zenginlik katsa da yazılı anlatımda ancak hiciv ve mizahta kullanılabilir.

Powered by OrdaSoft!