Sağlıksız yiyecekler ile vücut dengemizi bozuyoruz. Doktora gidip ilaç alıyoruz. İlaç bir yanımızı iyileştirirken, daha farklı zararlar da verebiliyor. Derken doktorumuzu değiştiyoruz; o da yeni teşhisler için farklı ilaçlar yazıyor ama yine iyileşemiyoruz.
     Gittiğimiz başka bir cerrah ise bizi ancak ameliyatla tedavi ediyor.
     Toplumsal inanç, fikir, öneri, proje ve öngörüler, politik tavırlar da bazen bu tipte sorunlar yaratabiliyor.
     Koca toplum deneme tahtasına dönüyor.
     Yalama olmuş civatayı değiştire değiştire ömür tükeniyor çözümsüzlük devam ediyor.
     Önerim odur ki, en kısa sürede ulusal sosyal bilimler şurası oluşturarak, bu alanda yetişmiş çalışan ya da emekli ne kadar sosyoloji, psikoloji, pedagoji, felsefe, antropoloji ilim insanımız varsa, bir araya getirmek:
     Birinci oturumda, toplumsal acil sorunları tespit etmek.
     İkinci oturumda ise çözüm önerilerini sunmak.
     Daha sonra da hepsini raporlamak.
     Türkçe ve İngilizce olarak kitap haline getirmek. Web sitesinde yayınlamak.
     Tüm bakanlıklara öneri olarak sunmak.
     Tüm medya organlarının da bu konuyu işlemesini sağlamak.
     Kabul edilen çözüm yollarını ise, mahallelere kadar yaymak.
     Muhtar, aile hekimi, mahalle polisi, imam hatip, öğretmen gibi lokal çalışanlara da heyet olarak aktif roller vermek.
     Neslimizin, arabamız kadar, telefonumuz kadar, göçmen kuşlar kadar değeri yok mu?
     Toplumsal sorunlar, sosyal bilimcilerce tespit edilir, ölçülür, çözüm üretilir. Diğer mekanizmalar sadece karar alıp, uygulayan, denetleyen konumda olmalıdır.        
     Dikkate alınacağını ümit eder, güzel düşünen, hayal eden herkese, selam, sevgi ve saygılarımı sunarım.
Powered by OrdaSoft!