Mende Mecnûn'dan füzûn âşıklık isti'dâdı var

Âşık-i sâdık menem Mecnûn'un ancak adı var

N'ola kan tökmekde mâhir ola çeşmüm merdümü
Nutfe-i kâbildürür gamzen kimi üstâdı var

Kıl tefâhur kim senün her var men tek âşıkun
Leylî'nin Mecnûn'u Şîrîn'ün eger Ferhâd'ı var

Ehl-i temkînem meni benzetme ey gül bülbüle
Derde yoh sabrı anun her lâhza min feryâdı var

Öyle bed-hâlem ki ahvâlüm görende şâd olur
Her kimün kim devr cevrinden dil-i nâ-şâdı var

Gezme ey gönlüm kuşu gâfil fezâ-yı ışkda
Kim bu sahrânun güzer-gehlerde çok sayyâdı var

Ey Fuzûlî ışk men'in kılma nâsihden kabûl
Akl tedbîridür ol sanma ki bir bünyâdı var

Fâ'ilâtün / Fâ'ilâtün / Fâ'ilâtün / Fâ'ilün

AÇIKLAMA:

Bende mecnundan daha fazla aşıklık kabiliyeti var. Sadakatle bağlanan aşık benim. Mecnunun yalnız adı var.
Nasıl Leyla'nın Mecnun'u, Şirin'in Ferhad'ı varsa ben de senin aşığınım ki bununla övünmelisin.
Ey gül! Aklım başımda. Beni bülbüle benzetme. Onun derde sabrı yok, her an feryadı var. 
Zamanın çarkından kimin neşesiz bir gönlü varsa beni görsün. Öyle kötü haldeyim ki halimi görenler mutlu olur. 
Ey gönlümün kuşu! Aşk âleminde boş boş gezme. Çünkü bu âlemin her yolunda birçok avcısı vardır. 
Ey Fuzuli! Aşkı yasaklayan nasihatçıya uyma. O aklın tedbiridir. Sanma ki onun sağlam bir temeli vardır...
Powered by OrdaSoft!