Aynı dili konuşan insan toplulukları arasında, halkın asırlar boyu devam eden gözlemleri, deney ve tecrübeleri sonucu çıkan öğüt verici sözlere atasözü diyoruz.

      Kim tarafından nerede ve ne zaman söylendiği bilinmemekle beraber genelde toplumdaki ortak değerlerin anlatımıdır. Her toplumun kendine özgü atasözleri vardır.

      Türk atasözlerine tarihin en eski yazılı kaynaklarında rastlanır. Orhun abidelerinde  “Yufka olanın delinmesi kolay imiş, ince olanı kırmak kolay”.  “Yufka kalın olsa delinmesi zor imiş, ince yoğun olsa kırmak zor imiş.”  Uygur kaynaklarında bazı atasözleri yanında Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lügat it’Türk’ün de geçen “Kanı kanla yumazlar” veya “Gözden ırak olan gönülden de ırak olur” atasözleri günümüze kadar gelmiş atasözleridir.                   

                                   -A-

 - Ana kızına taht kurmuş, baht kuramamış.

- Alet isler, el övünür

- Ak akçe kara gün içindir.

- Araba devrilince yol gösteren çok olur.

- At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır.

- Acı patlıcanı kırağı çalmaz.

- Ak gün ağartır, kara gün karartır.

- Azıcık aşım kaygusuz başım.

- Ağlarsa anam ağlar başkası yalan ağlar.

- Atta karin yiğitte burun.

- Akıllı düşman, aptal dosttan hayırlıdır.

- Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al

- Ananın bahtı kızına.

- Akacak kan damarda durmaz.

- Ağlamayan çocuğa meme vermezler.

- Anlayama sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.

- Ayağını yorganına göre uzat.

- Aç tavuk kendini darı ambarında sanırmış.

- Akça akıl öğretir.

- Aç ile eceli gelen söyleşir.

- Ağaç yaş iken eğilir.

- Aç koyma hırsız edersin, yüz verme arsız edersin.

- Ağız yer,  yüz utanır.

- Ak akçe kara gün içindir.

- Açma sırrını dostuna, o da söyler dostuna.

- Ağlama ölü için, sen ağla deli için.

- Al kaşağıyı gir ahıra, yarası olan gocunur.

 

                  -B-

 

- Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.

- Borç vermekle, düşman kırmakla.

- Besle kargayı oysun gözünü.

- Baba vergisi görümlük, koca vergisi doyumluk.

- Bol bol yiyen bön bön bakar.

- Balık bastan kokar.

- Bir çiçekle bahar olmaz.

- Borçlunun dili kısa gerek.

- Bugünün işini yarına bırakma.

- Bal bal demekle ağız tatlanmaz.

- Bağa bak üzüm olsun yemeye yüzün olsun.

- Balık bastan kokar.

- Bir musibet bin nasihatten evladır.

- Bir elin nesi var, iki elin sesi var.

- Baş yarılır börk içinde, kol kırılır yen içinde.

 

                   -C-

 

- Can cümleden aziz.

- Can bostanda bitmez.

- Can boğazdan gelir.

 

                  -Ç-

 

- Çok mal haramsız, çok söz yalansız olmaz.

- Çay geçerken at değiştirilmez.

- Çirkefe tas atma, üstüne sıçrar.

- Çok naz âşık usandırır.

- Çok yasayan bilmez, çok gezen bilir.

 

                   -D-

 

- Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur.

- Dikensiz gül olmaz.

- Düşmez kalmaz bir Allah.

- Dilsizin dilinden anası anlar.

- Dinsizin hakkından imansız gelir.

- Dikensiz gül olmaz.

- Damlaya damlaya göl olur.

- Dost ile ye iç, alışveriş etme.

- Demir tavında, dilber çağında.

- Davul dengi dengine diye çalar.

- Deveye inişi mi seversin yokuşu mu demişler;  düzlük yerin dibine mi girdi demiş.

 

                 -E-

 

- El el ile harman yel ile.

- Eşeği düğüne çağırmışlar; ya odun eksik, ya su demiş.

- Erken kalkan yol alır, erken evlenen döl alır.

- Eken biçer, konan göçer.

- Et tırnaktan ayrılmaz.

- El mi yaman, bey mi yaman?

- Eden bulur.

- Ev danası öküz olmaz.

 

                  -G-

 

- Garip kusun yuvasını Allah yapar.

- Gülme komsuna, gelir başına.

- Güvenme varlığa,  düşersin darlığa.

- Güzellik on dokuzu don.

- Güvenme dostuna, saman doldurur postuna.

- Görünen köy kılavuz istemez.

- Gâvurun ekmeğini yiyen gâvurun kılıcını çalar.

- Geç olsun da güç olmasın.

 

                   -H-

 

- Hasta ol benim için, öleyim senin için.

- Hasta yatan ölmez eceli yeten ölür.

- Hamama giren terler.

- Hasta yatan ölmez eceli yeten ölür.

- Hırsızlık bir ekmekten, kahpelik bir öpmekten.

- Hayır dile komsuna hayır gele başına.

- Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.

- Huy canın altındadır.

- Hayır dile eşine, hayır gelsin başına.

 

                  -İ-

 

- İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa.

- İt ulur, birbirini bulur.

- İtle dalaşmaktansa çalıyı dolaşmak iyidir.

- İyilik eden iyilik bulur.

- İyiliğe iyilik olsaydı koca öküze bıçak olmazdı.

- İki el bir bas içindir.

- İstediğini söyleyen istemediğini işitir.

 

                   -K-

 

- Kurda neden boynun neden kalın demişler;  işimi kendim görürüm de ondan demiş.

- Kendi düşen ağlamaz.

- Kefenin cebi yok.

- Koça boynuzu yük değil.

- Kaynayan kazan kapak tutmaz.

- Kızını dövmeyen dizini döver.

- Korkunun ecele faydası yoktur.

- Keskin sirke kabına zarar.

- Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür.

- Kar zararın kardeşidir.

- Kurunun yanında yaş da yanar.

 

                   -M-

 

- Minareyi çalan kılıfını hazırlar.

- Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.

- Mahkeme kadıya mülk değil.

- Mum dibine ışık vermez.

 

                 -N-

 

- Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli.

- Ne yavuz ol asıl, ne yavaş ol basıl.

 

                -O-

 

- Oğlumu doğurdum ama gönlünü doğurmadım.

- Oynamasını bilmeyen kız yerim dar demiş. Yerini genişletmişler yenim dar demiş.

 

                 -Ö-

 

- Ölmüş eşek kurttan korkmaz.

- Öksüzün karnına vurmuşlar, vay arkam demiş.

- Öfke ile kalkan ziyan ile oturur.

 

                 -P-

 

- Paran çoksa kefil ol, isim yoksa şahit ol.

 

                 -S-

 

- Sen ağa ben ağa, bu ineği kim sağa?

- Suyun yavaş akanından, insanın yere bakanından kork.

- Say beni sayayım seni.

- Sona kalan dona kalır.

- Son pişmanlık fayda etmez.

- Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer.

- Sakla samanı gelir zamanı.

 

                 -T-

 

- Tırnağın varsa başını kaşı.

- Taşıma su ile değirmen dönmez

- Tencere dibin kara, seninki benden kara.

 

                -U-

 

- Ulu sözü dinlemeyen uluya kalır.

 

                -Ü-

 

- Üzüm üzüme baka baka karar.

 

               -V-

 

- Var evi kerem evi, yok evi verem evi.

- Vakit nakittir.

 

               -Y-

 

- Yoldan kal, yoldaştan kalma.

- Yerin kulağı var.

- Yolda kal, yoldaştan kalma.

- Yalancının evi yanmış, kimse inanmamış.

- Yürük at yemini artırır.

 

                   -Z-

 

- Zengin arabasını dağdan aşırır, züğürt düz ovada yolunu şaşırır.

- Zemheride kar yağmadan kan yağması iyi.

Powered by OrdaSoft!