BİRİNCİ HADİS-İ ŞERİF:

     "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kıyamet günü ilk çağrılacaklar, Kur'ân-ı ezberleyen biri, Allah yolunda öldürülen biri ve bir de çok malı olan biridir.
     Allah Teâlâ Hazretleri Kur'ân okuyana: "Ben Resûlüme inzal buyurduğum şeyi sana öğretmedim mi?" diye soracak.
     Adam: "Evet yâ Rabbi!" diyecek.
     "Bildiklerinle ne amelde bulundun?" diye Rabb Teâlâ tekrar soracak.
     Adam:"Ben onu gündüz ve gece boyunca okurdum" diyecek.
     Allâhu Teâlâ Hazretleri: "Yalan söylüyorsun!" diyecek.
     Melekler de ona: "Yalan söylüyorsun!" diye çıkışacaklar.
     Allahu Teâlâ Hazretleri ona: "Bilakis sen, "Falanca Kur'an okuyor" densin diye okudun ve bu da söylendi" der.
     Sonra, mal sahibi getirilir.
     Allah Teâlâ Hazretleri: "Ben sana bolca mal vermedim mi? Hatta o kadar bol verdim ki, kimseye muhtaç olmadın?" der.
     Zengin adam, "Evet yâ Rabbi" der.
     "Sana verdiğimle ne amelde bulundun?" diye Rabb Teâlâ sorar.
     Adam: "Sıla-i rahimde bulunur ve tasadduk ederdim" der.
     Allâhu Teâlâ Hazretleri: "Bilakis sen: "Falanca cömerttir" desinler diye bunu yaptın ve bu da denildi" der.
     Sonra Allah yolunda öldürülen getirilir.
     Allah Teâlâ Hazretleri: "Niçin öldürüldün?" diye sorar.
     Adam: "Senin yolunda cihadla emrolundum. Ben de öldürülünceye kadar savaştım" der.
     Hakk Teâlâ ona: "Yalan söylüyorsun!" der.
     Ona melekler de: "Yalan söylüyorsun!" diye çıkışırlar.
     Allah Teâlâ Hazretleri ona tekrar: "Bilakis sen: "Falanca cesurdur" desinler diye düşündün ve bu da söylendi" buyurur.
     Sonra (Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Ebû Hüreyre'nin dizine vurup): "Ey Ebû Hüreyre! Bu üç kimse, Kıyamet günü, cehennemin, aleyhlerinde kabaracağı Allah'ın ilk üç mahlûkudur!" dedi."
[Müslim, İmaret 162, (1906); Tirmizi, Zühd 48, (2383); Nesai, Cihad 22, (6, 23, 24)]

İKİNCİ HADİS-İ ŞERİF

     Ka'b İbnu Mâlik (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim: "Kim âlim geçinmek, sefihlerle münâzara yapmak ve halkın dikkatlerini kendine çekmek gibi maksadlarla ilim öğrenirse Allah o kimseyi cehenneme atar."
[Tirmizî, İlm 6, (2656).]

ÜÇÜNCÜ HADİS-İ ŞERİF

     Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir gün: "Hüzün kuyusundan Allah'a sığının!" buyurdular.
     Oradakiler: "Ey Allah'ın Resûlü! Hüzün kuyusu da nedir?" diye sordular.
     "O, dedi, cehennemde bir vâdidir; cehennem, o vâdiden her gün yüz kere Allah (c.c)'a sığınma taleb eder."
     "Ey Allah'ın Resûlü! denildi, oraya kimler girecek?"
     "Oraya dedi, amellerinde riya yapan kurrâlar girecektir!..."
[Tirmizî, Zühd 48, (2384).]

DÖRDÜNCÜ HADİS-İ ŞERİF

     Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allahu Teâlâ Hazretleri diyor ki: "Ben ortakların şirkten en müstağnî olanıyım. Kim bir amel yapar, buna benden başkasını da ortak kılarsa, onu ortağıyla başbaşa bırakırım."
[Müslim, Zühd 46, (2985).]

BEŞİNCİ HADİS-İ ŞERİF

     Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet gününde, Allah nazarında en kötü olanlardan bir kısmını da iki yüzlülerin teşkil ettiğini göreceksiniz. Bunlar bazılarına bir yüzle, diğer bazılarına da başka bir yüzle giden insanlardır."
[Buhârî, Edeb 52; Müslim, Fedâil 199, (2526); Muvatta, Kelâm 21, (2, 991); Tirmizî, Birr 78, (2026); Ebû Dâvud, Edeb 39, (4872).]


ALTINCI HADİS-İ ŞERİF

     "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kıyamet günü bir adam getirilip ateşe atılır. Karnındaki barsakları dışarı çıkar. Onları, eşeğin değirmen taşını dönderdiği gibi dönderir. Derken, cehennem ahâlisi etrafında toplanır ve: "Ey fûlan, sen dünyada iken (bize) ma'rufu emderip, münkerden nehyetmiyor muydun?" derler. O: "Evet, ma'rufu emrederdim ama kendim yapmazdım, münkeri yasaklardım ama kendim yapardım" diye cevap verir."
[Buhârî, Bed'ü'l-Halk 10, Fiten 17; Müslim, Zühd 51, (2989).]

Powered by OrdaSoft!