Mehmet Akif ERSOY’un “Çanakkale Şehitleri” şiirinin bir kısmını takdim edeyim:

       “Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;

        O ne müthiş tipidir: savrulur enkaz-ı beşer…

        Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,

        Boşanır sırtlara vâdîlere, sağnak sağnak.”

                 (SAFAHAT: Altıncı Kitap-Âsım)

      Dramatik, hisli bir şiirle yazıma giriş yapmak istedim. Kökeni Çanakkale topraklarına dayanan Çanakkaleli bir genç olarak şehitlik konusu söz konusu olunca merhum Mehmet Akif’in şiirleri ruhumda yol alır. Çanakkale şehitlerimiz vatan uğruna bedenini kırmızıya boyayan gençler ki ne mutlu böyle Allah’a erenlere. Aldığı nefesi milleti uğruna toprağa aşkla gömüyor on beşli yaşlardaki her bir evlât.

     Türkiye’m uğruna vatan sevgisi şuurunu bizlere aşıladı asker yavrularımız. Ay yıldıza sevdalı bu canlar, kefenden giysi taşırlar bu yolda. Bayrak için nöbetteler, sevda uğruna yârdan da vazgeçiyor her biri. Şehitlerimizin düşmana direnişi gibi, dalgalara meydan okuyan kayalar gibi direnmeliyiz hayata. Selâmımızı, yüreğimizi, gülümsememizi bugün için insanlığa ayırsak. İçten bir dua, tebessüm, ümit bile güç katar askerimize ve vatanımıza. Şefkat dolu kalbimizi bir günlüğüne insanlara ayırsak, insanlıktan bir halka oluştursak… Yaşamak kadar yaşatmak da güzeldir. Sevmek güzel, sevilmekse daha güzeldir belki. Tebessüm eden duayen bir insanın omzunda uyumak, candan bir insana bir gününü ayırmak…

     İçten duygularla, insanları seven kalplerle kazanıldı bu topraklar. Bir avuç insan ile koca bir ordu el ele verip bir kucak ümit aşıladılar Anadolu uğruna. Yüreğini bir insana ayırmak, gönlünü ülkene açmak en heyecanlı tadı verir. İşinin ehli, ferasetli, basiretli, bulunduğu makamı adam eden insanları çoğaltmak gerek. ‘Nemelazımcılık’; bir toplumun en büyük düşmanıdır. Öz kültürüne saldırılırken ses çıkarmayan, kendi menfaatleri uğruna her şeye göz yuman, her görüp duyduğuna hemencecik inanan, sorgulayıp araştırmayan nemelazımcı tipler huzursuz eder tertemiz bir toplumu.

     Hak, hukuk, hizmet, huzur, hürmet, hürriyet peşinde koşanlar ülkeyi ayakta tutar. Böyle bireyler öyle delikanlılar yetiştirir ki, yuvadan bir şehit çıksa sıradaki kardeşi askerliğe koşturur. Özüne sahip çıkan ailelerin oğullarıyla güçlenir can vatanımız. Türkiye’m insanı, Anadolu’m ana babaları helal süt emmiş kınalı yavrularını vatan için gül gibi yetiştirir. Ağır gelir her bir Türk ailesine evlât acısı, dayanamaz yurdum insanı şehit oğullarının haberine ve yine de gurur duyar toprak altında yatan oğullarıyla. Dalgalara meydan okuyan kayalar gibi direnir Türk askeri. Yeter ki ülke elden gitmesin diye elinde tüfek, kalbinde ana sevgisi, dilinde dua ile direnir ülkesi için. Sağ ol, var ol Türk askeri!

Powered by OrdaSoft!